Olumlu Bak
Olumlu Bak

Güzellik Sırlarını Bugün Biraz Tuhaf Bulabileceğimiz Geçmişteki 9 Muhteşem Kadın

Mağaza rafları güzellik ürünleriyle dolu olduğu için günümüzdeki kadınların kendilerine bakmaları çok da zor değil. Ayrıca, kozmetoloji ve plastik cerrahi daha genç görünmenize yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda görünüşünüzdeki kusurları da düzeltebiliyor. Lakin, Hollywood’un Altın Çağı’ndaki yıldızların bu güzellik lüksüne erişimi yoktu. Bu yüzden, zirvede kalmak için normalden akıl almaza kadar çeşitli taktikler kullanmak zorunda kalıyorlardı.

Olumlu Bak olarak, becerikliliklerinden dolayı bu kadınların özel ilgiyi hak ettiklerini düşünüyoruz. Çünkü, bu güzellik taktiklerinin birçoğu bugün bile geçerliliğini koruyor. Bonus kısmında güzelliğini yıllarca koruyan Michèle Mercier’in sırrını anlatıyoruz.

Ginger Rogers dışarıda uyurdu.

Hollywood oyuncusu, şarkıcı ve dansçı Ginger Rogers, bir keresinde güzellik salonlarından nefret ettiğini itiraf etmişti. Gençliğini korumak için iş dışında kozmetik ürünlerini kullanmıyordu. Gece vakti, yüzüne kalın bir tabaka gece kremi sürüyordu ve sabah yüzünü yağ bazlı sabunla yıkıyordu. Sağlıklı bir yaşam tarzı vardı. Hafif bir beslenme düzeni izliyor ve haftada en az 2 kere tenis oynuyordu.

Fakat, güzelliğinin ve parlak cildinin esas sırrı açık havada uyumaktı. Ginger Rogers ve kocası gerçekten de dışarıda uyuyorlardı ve eve ancak yağmur mevsiminde giriyorlardı.

Jean Harlow saç derisini sıcak zeytinyağıyla ovalıyordu.

Jean Harlow, Hollywood’un ilk platin sarışınıydı. Max Factor görünüşüyle bizzat ilgilenmişti. Oyuncu, bu yüzden güzellik konusunda oldukça bilgiliydi. Kadınlara, yüzlerine krem sürerken cildi ovalamamalarını, bunun yerine hafif fiskeler uygulamalarını tavsiye ediyordu. Jean, dişlerin aşağı yukarı değil, dairesel hareketlerle fırçalanması gerektiğini iddia ediyordu.

Yıldız, saçların uzaması ve parlaması için saç derisini ayda en az bir kez sıcak zeytinyağıyla ovalamayı öneriyordu. Her akşam başa masaj yapmak ve saçı fırçalamak da güzellik sırları arasındaydı.

Marilyn Monroe gözlerinin köşelerine beyaz üçgenler çizerdi ve kırmızı ruj kullanırdı.

Ünlü güzelin görünüşünden sorumlu olan kişi “Whitey” Snyder’dı. Marilyn Monroe’nun gözlerinin daha büyük, daha geniş ve daha beyaz görünmesi için ilginç bir taktik kullanıyordu.

Snyder, yıldızın gözlerinin dış köşelerine, üst ve alt göz kalemi çizgilerinin tam arasına küçük beyaz üçgenler çizerdi. Böylece, oyuncunun gözleri daha iri görünürdü. Ek olarak, Marilyn’in gözlerinin iç köşelerine kırmızı göz kalemi sürerek daha keskin bakışlara sahip olmasını sağlıyordu.

Vivien Leigh alt dudağında ruju taşırıyordu.

Rüzgar Gibi Geçti filminde Scarlett O’Hara’yı oynayan oyuncu, dudaklarının yeterince dolgun olduğunu düşünmüyordu. Vivienne, daha yaygınlaşmadan önce bile alt dudağına dudak kalemini veya ruju, dudak çizgisini geçecek şekilde sürüyordu.

Bu arada, bu güzellik tüyosu, zamanında çok popülerdi. 1940’lardaki bir makyaj rehberinde kadınlara (bir dudak kalemiyle) doğal dudak çizgisinin dışına kontur çizgisi çekmeleri tavsiye ediliyordu. Bu taktik, dudakların herhangi bir “güzellik enjeksiyonu” olmadan daha dolgun görünmesini sağlıyordu.

Marlene Dietrich boynunu gergin göstermek için yapışkan bant kullanıyordu.

Gerçek bir stil ikonu olan efsanevi Marlene Dietrich, henüz daha plastik cerrahi diye bir şey yokken zamanının çok ötesindeydi. Dietrich, kendi kozmetik kaldırma yöntemini kullanıyordu. Oyuncu, yüzündeki ve boyundaki yaşlanan deriyi yapışkan bant yardımıyla sıkılaştırıyordu. Ayrıca, bazı kaynaklara göre sütyensiz bir elbise giyeceği zaman yaka hattını da aynı yöntemle sıkılaştırıyordu.

Bu tüyodan kızı Maria Riva da bahsetti. Dediğine göre Marlene Dietrich, yaka hattının daha gergin görünmesi için yapışkan bant kullanıyordu.

Fannie Ward her gün baş aşağı asılı duruyordu.

Sessiz filmlerin aktrisi Fannie Ward için “sonsuza kadar genç” denirdi. Dediklerine göre, 55 yaşında 7 yaşındaki bir kızı oynayabilecek durumdaydı. Bunu, cildinin genç ve ışıl ışıl olması sayesinde yapabiliyordu.

Ancak Fannie, gençlik sırrının oldukça basit olduğunu iddia ediyordu. Her gün bir kapı çerçevesinde baş aşağı asılı kalıyordu. Oyuncu, böyle yaparak kanın yüz dokularını temizlediğine, canlandırdığına ve enerjisini yenilediğine inanıyordu. Ona göre, cildinin yaşlanmamasını sağlayan şey buydu.

Ida Lupino ölü deri hücrelerinden tuzla kurtuluyordu.

Oyuncu ve yönetmen Ida Lupino, cilt bakımı için bazı radikal yöntemler kullandığını kabul ediyordu. Bir life tuz döküyor, yüzüne ve boynuna o lifle hafif dairesel hareketlerle masaj yapıyordu. Bu işlemden sonra yüzüne 30 dakika bal maskesi uyguluyordu ve ardından suyla temizliyordu.

Aktrisin haftada iki kez kullandığı bu yöntemlerin akla yatkın olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Selena Royle kaşlarının arasında yapışkan bant kullanıyordu.

Bir radyo, sinema ve televizyon oyuncusu olan Selena Royle, tüm kadınlara kaşlarının arasında eşkenar dörtgen şeklinde yapışkan bir bant kullanmalarını tavsiye ettiği bir makale yazmıştı. Selena, bu yöntemin kaşlarını daha az çatmasını sağladığına ve kırışıkların oluşmasına engel olduğuna inanıyordu.

Oyuncu, ülkesindeki kadınlara ev işlerini alınlarındaki bu bantla yapmalarını salık veriyordu. Ev işi yaparken bile güzelliklerini koruyabileceklerine inanıyordu.

Carole Lombard mavi maskara kullanırdı.

Çekici oyuncu Carole Lombard etkileyici bakışlara sahipti. Bunu, sadece mavi bir maskara yardımıyla elde ediyordu. Bunun yanı sıra, dışarı çıkarken mor göz farı kullanarak gözlerinin mavi rengini vurguluyordu.

Carol, 1930’larda kadınlara maskara sürerken ağızlarını iyice açmalarını tavsiye ediyordu. Böylece, yüzleri olabildiğince gergin oluyordu ve göz kapakları titremiyordu. Maskaranın bulaşması da engellenmiş oluyordu. Belki de bu muhteşem kadın sayesinde dünyanın dört bir yanındaki kadınlar, ağızlarını iyice açarak gözlerini boyamaya başlamıştı.

Bonus: Michèle Mercier sadece ucuz kremleri satın alırdı.

Angélique, Serseriler Prensesi filminde oynayan Fransız aktris Michèle Mercier, çok kalpler kırmış güzelliğiyle meşhur bir kadındı. Dünyanın her yerindeki kadınlar, idollerine biraz daha benzemek için Michèle’in güzellik sırlarını merak ediyorlardı.

Oyuncunun pürüzsüz ve duru cildi yaradılıştandı, ama bu durumda bile bakıma ve nemlendirmeye ihtiyaç duyuyordu. Michèle Mercier, pahalı profesyonel kozmetik ürünleri hiç kullanmadığını ve onun yerine bitkisel karışımlı doğal, basit kremleri tercih ettiğini itiraf etmişti.

Bu tüyoların hangileri bugün bile işe yarıyor? Lütfen, güzelliğinizi ve gençliğinizi korumanızın sırlarını bizimle paylaşın.

Spotify veya Apple podcasts üzerinden Podcast’imize üye olun ve en iyi hikayelerimizi dinleyerek kendinizi ödüllendirin!

Bu Yazıyı Paylaşın